Alikarduxos's Blog

Bêjenasîya zimanê Kurdî

Tekrar Bahoz Erdal meselesine dönelim

 

Önce İçişleri Bakanının bugünkü (31 Ekim) açıklamasını okuyun!

 

31-ekm-2016-bahoz

Kaynak: Kanal7

******

ALİ KARDUXOS’UN YORUMU

 

Örgütlü kime denir?

 

Nerede olduğu, ne yaptığı bir yöneticiler gurubu tarafından bilinen insan örgütlüdür. Zaten onu oraya gönderen de örgütüdür.. Nerede olduğu bilinmeyen insan ise örgütsüz olandır.

 

İçişleri bakanı diyor ki; «Üst düzey bir PKK’li elimizde»..

 

PKK hemen «bakanın bahsettiğiğ kişi falan adamdır» diyemiyorsa bu adam örgütlü biri değildir. Demek ki; PKK de örgüt değildir.

Nasıl olur da PKKli üst düzey yönetici veya sorumlu devletin eline düşer de, PKK bu haberin doğru olup olmadığını bilemez  veya doğruysa bu şahsın kim olduğunu hemen bilmez?.

 

 

****

 

Bir ihtimal de şudur:

İçişleri Bakanı bilemeyeceğimiz herhangi bir sebepten dolayı yalan söylüyor.

***

YOK eğer kastedilen Bahoz ise; Karayılan onun için «yarın bir kaset yayınlayacak» dedi ve gerçekten de ertesi gün sesli bir kaset yayınlandı..

 

Öyleyse onun nerde olduğunu biliyor(!).

Tutuklanıp tutuklanmadığı da biliniyor.

Ama çok ilginçtir daha evvel tahminen bir yıl önce -tarihini kaydetmedim ama- Bahoz’un kendilerinden ayrı durumda olduğu ve onun ne yapacağına da karışmadıklarını söylemişlerdi. yani «o artık bizden ayrıldı» imajı vermişlerdi. (Bahoz ayrılır da açıklama yapıp neden ayrıldığını kamuoyuna iletmez mi?).

Geçen sene sizden olmadığını söylediğiniz kişiye, nasıl olur da ertesi gün bir açıklama yaptırabildiniz? (Bahsettiğim açıklama yaklaşık bir yıl önce olmuştu).

Demek ki; Karayılan onun nerede olduğunu biliyor ve ona açıklama yaptıracağını bile iddia ediyordu. Demek ki örgütlü.

Birinci açıklama ile ikinci açıklama arasında  bir çelkişki var. Birbirini tutmuyor.

 

Görüldüğü gibi hem devlet, hem PKK (KCK dahil), Kürd ulusundan birşeyler gizliyorlar.

 

Kürd ulusuna karşı bir oyun oynuyorlar.

Acaba Bahoz’u KCK 2013’te devlete teslim etti de, şimdi de KCK’yi iyice köleleştirmek için dediklerimizi yapmazsanız  onu bize teslim ettiğinizi açıklarız. Bu defa kesin kurşuna dizilirsiniz? diye tehdit mi ediyor..

Ama dediklerimize boyun eğerseniz  «bir yerde ele geçirildi» der, sizi kurtarırız mı demek istiyorlar.

Yoksa devlet yalan mı söylüyor.

PKK acaba neden devletin elinde üst düey sorumlusu yoktur. Bahoz’u da biz teslim etmedik. yakında arkadaşlarıyla birlikte  görüntülü resimler4ini de yayınlayacağız demiyor…

(nerede olduğu bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren sağ olup olmadığıdır. Erdoğan da Iphone’den konuştu ama  nerde olduğunu TC ordusu bile  bilmiyordu. KCK neden böyle birşey yapmıyor?.

15-temmuz

1999’da ERNK Avrupa sorumlusu  Ali Sapan da dahil  20 kişiyi devlete teslim edenler yine aynı bu adamlardı. Karayılandı, Bayıktı, Karasu, Kalkandı   vs idi.

 İşin ilginç yanı ayrılıp Güneye  giden Osman Öcalan ve Nizamettin Taş bu konuda hiç konuşmuyorlar.

Kani Yılmaz’ın anılarını da yayınlamadılar.

Kani Yılmaz, Anılarını  Hüseyin Kaytan’a yazdırtıyordu (2005).

Bana:

-Hevale Ali herşeyi, tüm ihaneti son detayına kadar okuyacaksınız» diyordu.

Bundan Nizmettin Taş’ın da haberi vardı. Ama yayınlanmadı.. (birkaç görüntülü kaset yayınladılar hepsi bu).

 

Ali Karduxos, 31 Ekim 2016-Atina

Advertisements

Οκτώβριος 31, 2016 Posted by | YORUM / ŞİROVE | Σχολιάστε

ETNOLOJİ SÖZLÜĞÜ

https://yadi.sk/i/9rEeylkYxrBwv

 

Φωτογραφία του Beşir Topaloğlu.
 Ethnos kelimesi , Yunancadır ve «millet» veya «ulus » demektir

Οκτώβριος 31, 2016 Posted by | 1, pirtûkxane | Σχολιάστε

Devletle işbirliğine girmezseniz, içeride çürürsünüz!

screenshot_1

Kışanak ve Anlı Büyük ihtimalle uzun bir müddet sonra Hatip Dicle olup çıkacaklar.

Çünkü direnebilmelerinin koşulları ortada yok.

Sıra Demirtaş’a gelecek.

***

Öcalana telefon ettirip, «devletin dediklerine boyun eğmezsen seni teşhir ettiririm» tehdidi alacakları kesin. Teşhirin binbir yöntemi var.

Devlet tecrübelidir.

Yani devlet ESİR ÖCALAN’ı kullanıp onları tehdit edip yola getirecek. Daha doğru bir deyimle eski yollarından çıkarıp devletin yoluna sokacak.

Aynı zamanda devlet onların ailelerini tehdit edecek. «Oğlun var , kızın var unutma!» diyecek.

Diyelim ki; Siz bir partinin üyesisiniz

Partiniz, TC bayraklarını eline alıp, «alçak Barzani sen niye Kobane’yi kurtarıp rojavayı TC devletinin başına bela ettin!» diyorsa -Anti Barzaniciliğin anlamı budur. ille de aynı kelimelerin kullanılması gerekmez- artık o partinin tüm üyeleri ya bu ihanet çizgisine gelir ya da dıştalanırlar.

Bu devlet çizgisine karşı koymak onların hayatına da mal olabilir.

Dersim’de direnen komutan İsa bu yüzden öldürüldü

Sakine Cansız bu yüzden öldürüldü.

Hatip Dicle de bu yüzden eskiden uğruna canını verdiği değerleri çöpe attı..

Gültan Kışanak devleti rahatsız etti. boyun eğmedi.. sıra ona geldi. ama sahip olan yok. Sadece basında yazmakla da sahip olunmaz.

Olanlar ülkemizin askeri olarak ikinci işgali ve harap edilmesidir. Askeri olarak işgal edilen bir alanda işgalci ikinci adım olarak siyasi işgalini gerçekleştirir. Yani yönetimi eline alır.

***

Tarihin her döneminde işgalci, askeri işgalden sonra norayı yönetmek için ya yeni yöneticiler atamış ya da yerel halktan kendisine bağlı olanları yönetime getirmiş.

Şu anda olanlar da aslında budur. Kayyumlar budur.

«İhanet etmezseniz içeride çürürsünüz» der….

«Sizin liderinizi çürütmeye gücü yeten devletin sizi çürütmeye mi gücü yetmeyeceğini sanıyorsunuz?» der.

BDPliler önceleri «Hatip Dicle serbest bırakılmazsa biz de meclise gitmeyiz» dediler.

Devlet bu konuda da iç oğlanı kullandı.

İç oğlan Kemal Burkay birden «ağırbaşlı politkacı rolünde» ama özünde PKKyi bitirmeye getirtilmiş bir işbirlikçi olarak «meclise dönmemeleri yanlıştır» dedi.. devlet bunu tüm imkanlarını kullanarak heryere, herkese duyurdu. Sözde bir kürd liderine böyle söyletmek TC devleti için diplomatik bir zaferdir. Bu sözleri Avrupada kullanır..

Halbuki gerilla tasfiye edilmeyip, sonuna kadar direnilseydi ülkemizi böyle yerle bir etmeye güçleri yetmeyecekti. Çünkü esir bir insana dayalı politika reddedilmiş olacaktı.

PKK den KCK’den, BDP’den bir hayır beklemeyin!

Eğer Kandil’de bir kongreye gidilir ve bu kongreden sonra gerillayı iki kez kırdırıp, Kürd ulusunun eline TC bayrağı verip, misakı milliyi savunanlar yargılanır sonra da kurşuna dizilirse;

«Güney Kürdistandaki kardeşlerimizin komutası altında istedikleri yerde çarpışmaya hazırız ve Kuzey Kürdistan ile Güney Kürdistanın birleşmesinden yanayız» denirse bir umut doğar.

Yoksa PKK yurtsever tabanı ağır-ağır ama emin adımlarlarla mhplileşir. Koruculaşır. Hainleşir.

Ali Karduxos, 31 Ekim 2016-Atina

Οκτώβριος 31, 2016 Posted by | 1, YORUM / ŞİROVE | Σχολιάστε

 İKİ TEŞHİR YAZISI

 

1.TC’NİN, PKK İÇİNDEKİ GÖBBELS’İ: Jêhat Kobanê

 pkk-gobbelsi

Söylediğini ispatlayamayan,

yalan söyleyen ve iftira atan,

söylediğine kendisi de inanmayan ama inanır gibi görünüp yalana dolana  sarılarak propaganda yapan, söylediği yalanda da iddiasını sürdüren adama Göbbels diyoruz.. Yalan ve  iddia..

Hitlerin Göbbelsi var da, TC’nin PKK içinde bir göbbels’i yok mu sanıyorsunuz?

Var ve kullandığı isim de: Jêhat Kobanê..

Tabi teşhir olunca hemen başka bir isimle başka bir hesap açar.. Bu da devlet çalışmasıdır. Bir Kürd devrimcisinin değil.

PKK dürüst bir parti değildir.

Dürüst olsaydsı soruşturur ve bu adamı teşhir ederdi

Demek ki; Göbbels’in şemsiyesi bizzat PKK ve PYD’dir.

Barzani olmasaydı şimdi siz orada değildiniz!.

Çocuklarınız  IŞİDin kamplarınada kürdlere karşı eğitiliyor olacaktı.

Kadın ve kızlarınız da (yani Kobane’deki analarımız ve bacılarımız da) araplara  seks kölesi olarak satılmış olacaktı.

Bu nankörlük neden?.

Bu yalan neden?

Bu iftira neden?

Bu suç bir kişinin suçu değildir . Bu suç PKK ve PYD’ye ait bir suçtur.

 Çünkü bu adam PYD içindeki Kuzeyli bir Kürd, yani PKK’lidir.

Ama burada sözkonusu olan tam faşist bir TC subayının propagandasıdır.

**********************************

 isvec-belcika

2.“FRANSA-İSVEÇ-HOLLANDA-BELÇİKA –TÜRKİYE-İRAN  UĞURSUZ ÜLKELER”  başlıklı bir Facebook gurubu varmış.

«Fransa-İsveç-Hollanda-Belçika-Türkiye-İran Uğursuz Ülkeler» başlıklı facebook gurubuna, bir de baktim ki;

-Aaaa ben de üyeymişim!.

Hiç  farkında olmamışım..

Ne zaman, nasıl üye olmuşum, bilmiyorum .

***

Adam bir mesaj atıyor, sen o mesajı açınca doğrudan haberin omadan üye oluyorsun. Bu da Facebooktaki üçkağıtçılık. Üçkağıtçıların kullandığı yöntem.

Birini bir guruba üye etmek için  önce rızası alınır, özelinden soru”Üye olmak istiyor musun?” denir. Yoksa kalleşçe senin fikirlerinin sırtından hançerlenmesi demektir.

Hatta bana bu mesajı atanı silmiştim. Adı düzgündü. Buna rağmen farklında olmadan  üye olmuşum.. Silmekle kurtulamamışım. Aklınızda olsun!

Fransayı, Belçikayı, İsveç’i, Hollanda’yı  götürüp TC denen işgalci faşist jenosidcilerle aynı kefeye koymak şu anda TC politikasıdır.

Aynı politkayı  PKK ve HDPye de yaptırdı.

Onlara, Barzani ile Erdoğan’ı aynı kefeye  koyarak yaptırdı.

 

 

Ali Karduxos, 31 Ekim 2016-Atina

 

Οκτώβριος 31, 2016 Posted by | 1, YORUM / ŞİROVE | Σχολιάστε

Hint-Avrupa dilleri ve Kürdcemiz

Kürdcemizdeki 12 kelimeyi en eski  Hint -Avrupa dilleriyle karşılaştıralım

Eski yunanca, Latince, Hind (sanskrit)  ve Kürdce

 

lat-ell-sansk-kurd

 

Bu kelimelerin etimolojilerini sonradan  tek tek  alt kısmda yazacağım.

mesela hiç notlarıma bakmadan  birinci kelime için yunanca hanti sonradan andi  «karşı, karşı taraf, ön tarafta olan» demek. «Karşıda bulunan» demek. Pera da aynı anlamdadır.

 

Buradakiper kürdcedeki BER’dir. aynı köktendir.

Hanti ile hember aynı kelimedir.

Buradaki BER yani «ön, ön taraf, karşıdaki» anlamına gelir ve çok önemlidir.

Kürdce BER-SÎV demek  karşıdaki ile konuşmak demektir. Karşıdakinin sorusuna  «karşılık» vermektir.

Almanca cevap vermek antworten, baştaki ANT- bizim aradığımız «anti» yani «hember»dir.

 

Devam edecek.

 

 

 

 

 

Οκτώβριος 30, 2016 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

Kürdistan’ın Hayırlı Evladı

13327422_273882699628245_6173227489315561603_n

Doktor lakabıyla anılan Said Çürükkaya Almanya’da yaşıyordu. 2014 Haziran’ında, IŞİD Musul’u ele geçirince, ve Ağustos’da Şengal’e saldırınca, Güney Kürdistan’a geldi ve peşmergeye katıldı. Gönüllü bir peşmergeydi. Kendisi gibi gönüllü olan peşmergeler de vardı. Gönüllü peşmerge birliği oluşturdular ve mücadeleye, savaşa, peşmergelerle birlikte aktif olarak katıldılar. Kasım 2015’de, Şengal’in büyük bir kısmı IŞİD’den kurtarıldı. 12 Kasım 2015’de, Şengal’e giren peşmerge birlikleri arasında, Doktor Said’in birliği gönüllü peşmergeler de vardı.

Doktor Said, peşmerge birliklerine eğitim veriyordu. Özellikle mayınlar konusunda, arazileri, konutları, yolları vs. mayından temizlenme konusunda eğitim veriyordu. Mayınları, saptama, sökme, etkisiz hale getirme, bunun için gerekli cihazları verimli, etkili bir şekilde kullanma çok önemliydi. Gönüllü peşmerge birliği bu konuda çok yoğun ve yaygın bir çalışma, çaba sürdürüyor.Bu çalışmalarını, çabalarını, çoğu zaman, büyük olanaksızlıkla içinde fakat çok büyük bir şevkle sürdürüyor.

Kasım 2015’de, İBV olarak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne yaptığımız gezi sırasında, Şengal’i de ziyaret etmiştik. Bu gezide bize peşmerge birliği yanında, Doktor Said’in, gönüllü peşmerge birliği de refakat etmişti. Doktor Said, IŞİD’le savaşırken, 12 Kasım günü, Şengal’e nasıl girdiklerinin, Şengal’in yanmış yakılmış, yıkılmış halini de anlatmıştı. Eylül 2016 sonunda, Soran’da, Milli Düşünce Sempozyumu etkinliği vardı. Bu etkinlikten sonra Hewler’de, Doktor Said’le yine görüşüp Kürd sanatçı Rojin’in lokantasında uzun uzun sohbet etmiştik…

Musul operasyonu, 17 Ekim 2016 da başladı. Bu operasyona Irak ordu birlikleri ve Kürdistan peşmerge birlikleri katılıyor. Uluslar arası koalisyon güçleri hava desteği veriyor. Peşmerge birlikleri yanında gönüllü peşmergeler de operasyon aktif olarak katılıyor.

IŞİD insani hiçbir değere sahip değil. Savaş hukukunda hiç yeri olmayan bir savaş tarzı yürütüyor. Savaş alanında her tarafı mayınlarla tuzaklıyor ve kontrol ettiği alanlardan kaçıyor. IŞİD’in bıraktığı alanlardaki mayınları temizleme de, tuzakları etkisiz bir hale getirmede Doktor Said’in gönüllü peşmerge birliği çok önemli bir rol üstlenmiş durumda…

26 Ekim günü, böyle bir mayın temizliği sırasında, bir tünel girişinde çalışmalar yaparken, mayın patlaması sonucu Rojhilat’dan bir gönüllü peşmerge şehir oldu, Doktor Said ağır yaralandı.

Doktor Said’in durumuyla, başta Başkan Mesut Barzani olmak üzere, Kürdistan Bölgesel Yönetimi yöneticileri, Peşmerge Bakanlığı yakından ilgileniyor. Ama, Doktor Said’in ağabeyi Selim Çürükkaya’nın söyledikleri de çok önemlidir. “IŞİD klasik savaş yöntemleriyle savaşmıyor. Bomba, bubi tuzakları, uzaktan kumandalı patlayıcılar ile mayınlar döşeyerek kaçıyor. Maalesef Kürdlerin bu konuda uzman sayısı çok eksiktir. Koalisyon ülkeleri de karadan harekata katılmadıkları için mayın temizliğine de katılmıyor. Bu iş sadece Kürdlerin işi değildir. Bu konuda KBY Hükümeti koalisyon güçlerine çağrı yapmalıdır”

http://www.kürdistan-post.eu, 28 Ekim 2016

Doktor Said, bugün (28 Ekim) Almanya’dan gelen ambulans uçakla, tedavi için Almanya’ya götürüldü. Kürdistan’ın bu hayırlı evladı, dilerim kısa zamanda iyileşir, sağlığına kavuşur, mazlum halkına hayırlarını sürdürür.

İsmail Beşikci

NERİNA aZAD

Οκτώβριος 28, 2016 Posted by | 1, değişik / curbecur | Σχολιάστε

Türkçede BRE! ne demektir

karaoglan-suat-yalaz

Küçükken Karağlan  adında bir resimli roman okurduk.

Karaoğlan’da, sık-sık “Bre !” diye bir hitap kelimesi geçerdi.

Düşmanlarına Bre kalleşler derdi

Bre yiğitler derdi arkadaşlarına

Bre haydutlar, bre korkaklar  der ve  onlara saldırırdı.

 

***

Bu kelimenin anlamı için İnternetteki “türkçebilgi” sayfası şunları yazıyor

BRE (türkçe) anlamı

 

 1. Ey!

2. hey! anlamında kullanılan bir seslenme sözü:

Bre Arslan Bey! Sen bu işi kolay mı sanırsın?- S. Çokum.

3 . “Be!” yerine kullanılan bir seslenme sözü.

4. Vay anlamında şaşma bildiren bir seslenme sözü: Bre !

5. bu ne büyük gemi!- .

6. ޞaşkınlık

7. coşku anlatan bir seslenme sözü.

8. bağlaç Tekrarlanan iki emir kipi arasına getirilerek işin sürekliliğini anlatan bir söz:

Öyle bir yol ki git bre git bitmez. Gez bre gez. Dolaş bre dolaş.- A. Rasim.

 

 

BRE (türkçe) anlamı

 

  1. ey !

  2. hey anlamında kullanılır

  3. yinelenen iki emir kipi arasına getirilerek eylemin sürekliliğini anlatır.be yerine kullanılır

  4. şaşkınlık

  5. coşku anlatır.vay gibi şaşma anlatır.

(diğer sözlüklerin  tümü  hemen-hemen aynı şeyleri yazmış)

 

*****

 

 EKŞİ SÖZLÜK

  1. İç anadolu kökenli bir yiğitlik ünvanı

2.Türkçede “be” lafının balkanlardaki söylenişi

Ajde bre = hadi be! (sırpça)

Ela re = hadi be! (yunanca)

Yine “limon gibi ekşi sözlük” vre ile breh! Kelimelerinin aynı anlamda olduğunu veya aynı kökten olduğunu yazmış.

Vre için şunlar yazılı: yahu, ayol, be, hey, ulan gibi derin anlamlara haiz yunanca ünlem.

*****

Nişanyan’a bakalım:

1.Sevan Nişanyan, SS,  II. BASKI:

Bre = mere/more (XIV) ~?

  • Hitap ünlemi olarak bellibaşlı Balkan dillerinde kullanılır. Karş. Yun.vré∕moré, Arn. More.

2.Sevan Nişanyan’ın İnternetteki  elektronik sözlüğünde (24 Ekim 2016)

~? Arn bre kardeş ~ İllyr bra kardeş (hitap)

3.Sevan Nişanyan,SS,  IV. BASKI:

Türkiye Türkçesi.DanişN,DK xıv bre∕mere∕more

 Hitap ünlemi ║< ünl • Çeşitli Balkan dillerinde kullanılan benzeri ünlemlerle etimolojik  ilişki olasılığı zayıftır. Karş.Yun bré∕moré, Arn more (a.a.)

*************************************************

 

Çağdaş Yunancada vre (h)ade! (=hadi be!)

Sopa vre! (=sus be)

Stamata vre! (dur be!) gibi

ARKADAŞLARDAN RİCA

Sevan Nişanyan SS adlı kitabının son baskısında «bre» kelimesi için ne yazmış -bende olmadığı  için- lütfen bir arkadaş sayfamda bu yazının altına  iliştirsin. Fotoğraf biçiminde de olur. 

(DİKKAT henüz kendi görüşlerimi yazmadım. sadece sözkonusu bre kelimesi hakkında yazılanları  üzetledim, aktardım).

 

Ali Karduxos, 24 Ekim 2016-Atina

Οκτώβριος 24, 2016 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

Siktir ol lan, Aston Karter!

 

aston-karter

Yunan solu, Türkiye’yi ve Türk dış politikasını tanımaz.

*****

Erdoğan bugün, resmen, Selaniği istedi..

Hitler karikatürü rolünde, Yunanistanın  toprak bütünlüğünü reddetmesi, sınırlar hakkında kuşku yaratıp yeniden çizilmesi doğrultusundaki  açıklamaları,  dilerim Yunan solcu hükümetinin  Türkiye’yi iyi tanıması için bir vesile olur.

Solcu hükümet için tam bir fırsat. Bugüne kadar uğraşmadıkları bilmedikleri bir konuyu  (dış politka) öğrenmeleri için iyi bir fırsat.

Çipras, bir buçuk yılda üç kez Türkiye’yi ziyaret etti. Zannetti ki Türkün yüzü, görünen güleç yüzüdür. Onların step çakalları olduğunu bilmiyor.

*****

Başka bir görüş de şu:

-TC ordusu  hiçbir zaman bu kadar karışık, dağınık,kliklere bölünmüş  ve iç kavgaya hazır hale gelmemişti. TC, bu tür tehditlerle  aslında  bu krizi atlatana kadar “güçlü aslan” rolü oynamak isteyen bir çakaldır.

*****

Bir görüş daha var:

Türkiye’yi cesaretlendiren ve teşvik eden bir super güç var.

 Rusya da olabilir, Almanya da.

*****

Bilemem. Ama Türkiye’nin birden bire 15 temmuzdan sonra Rusya ile ilişkilerini düzelttikten sonra TCyi taktik olarak teşvik ettiği  düşünülüyor.

Bir Yunan ve Türk savaşında, Putin’in saf değiştirip «arada kalan Türkiye’yi ezmek istediği» de bir başka görüş. “Uçağımızı düşürdüklerini o zaman yeniden hatırlatırız!” vari bir politika olduğunu söyleyenler de var.

*****

TC, Yunanistan’dan  kendisine sığınan askerleri istediği ve Yunanistan’a:

“-Sığınan subayları vermezsen  tehditle zorla alırım” politikası güttüğünü  iddia edenler de var.

 ***

Bu tehditlerin, Türkiye’nin  Musul meselesine müdahale etmesi için  Yunan engelini kaldırma politikası olduğunu söyleyenler de var.

*****

Fakat Amerikalı Aston Karter’in son açıklamasına (Türkiye Musula müdahale etmeli demesine) Kürdlerin “siktir lan Karter!”  demesi gerek

Arabın egemenliğinden kurtulan Kürde, “şimdi de türkün hakimiyeti altına gir” diyen birine; Biz Kürdlerin “siktir lan!” dememiz gerek.

 -Siktir lan, benim ülkeme 500 yıllık işgalciyi yeniden davet ediyorsun. Küstah ve utanmaz politikacı!. Boktan müttefik!.

 

 

 

Ali Karduxos, 22 Ekim 2016-Atina

Οκτώβριος 22, 2016 Posted by | 1, YORUM / ŞİROVE | Σχολιάστε

Demirtaş ne dedi; ne demeliydi?

TC müdahale etmelidir diye («Türkiye’nin Musul’la ilgili bir müdahalesi olacaksa ki; olmalı«) diye bir cümle kurması yerle bir edilen 11 kasabamızın insanları başta olmak üzere tüm Kürdistanlılara küfürdür.

Güney Kürdistan’ın işgaline davettir.

 TC işgal ettiği hiçbir yerden çekilmez.

14731164_348230688860112_3390265819604261609_n

TCninMusul’a müdahale etmesi demek, Güney Kürdistanın da  yukarıdaki resimdeki gibi harap edilmesi demektir. Demirtaş üç günlük hafızası olan bir siyasetçi gibi konuşmamalıdır.

Bu yüzden Selahattin Demirtaş çıkıp şunları söylemeliydi:

«-25 milyon Kürde üç nesil boyunca bir tek KÜRDCE ilkokul açmamış olan -sadece jenosid ve asimile uygulamış olan TC’nin- Güney Kürdistan müdahale etmesi Kürdlere karşı bir savaş ilanıdır«, demeliydi

 

«-Bu durumda savaş artık bir Kürd-Türk savaşına dönüşür ve biz de Güney’deki kardeşlerimizn yanında saflarımızı alırız!»

demesi gerekiyordu.

***

Süslü sözlerinin arasına:

«Türkiye’nin Musul’la ilgili bir müdahalesi olacaksa ki; olmalı» cümlesini sokuşturması, işgalci ve jenosidci TC devletinin  diplomatik bir başarısıdır.

***

PKK ve HDP : 

«-Esir olan Öcalan’a söylettirilenler devlet söylemleridir. 16 yıl boyunca yanlış yaptık ve bu yüzden de siyasetten çekiliyor  yeni bir kongreye gidiyoruz» demeden bunlara inanmayın!»

demedikleri müddetçe söyledikleri herşey işgalci ve jenosidci devletin denetimindedir.

 

Ali Karduxos,20 Ekim 2016-Atina

Οκτώβριος 20, 2016 Posted by | 1, YORUM / ŞİROVE | Σχολιάστε

Demirtaş’a cevap

demrtas1

DEMİRTAŞ’A CEVAP

 

demrta-2

 

S.Demirtaş’ın «türkiye operasyona katılmalıdır» demesi TC yayılmacılığı için bir zaferdir. bir başarıdır.

Devlet, Demirtaş’ı kullanıyor.

Demirtaş’ın Güney hakkında konuşmaya da hakkı yoktur. Devlet onu Erbil’e gönderdi ardından da bu açıklamayı yaptırttı.

Devlet Şırnağa, Bağlara, Nusaybin’e, Cizreye vd kasabalarımıza müdahale etti sence yetmedi mi?

Kendi partisi Barzani alehine  yürüyüş yaptığında bunu kınamamıştı. Kınayamaz da. Çünkü ipleri  başkasının elindedir.

Bir lider ele geçirildikten sonra tüm davarı yönlendirme planını bilmeyen bunu anlayamaz.

İşte HDP’ye o yürüyüşü yaptırtan devlet bugün de Demirtaş’a böyle bir açıklama yaptırtıyor.

Siktirlan demirtaş!

Bari sus  konuşma !

Erdoğanın sıkıntısına dert olma!

Ali Karduxos, 19 Ekim 2016-Atina

 

 

Οκτώβριος 19, 2016 Posted by | 1, YORUM / ŞİROVE | Σχολιάστε