Alikarduxos's Blog

Bêjenasîya zimanê Kurdî

9 Ocak 2017, KÜRDİSTAN’DA SİYASİ DURUM

Ülkemizi 500 yıldan beri işgal eden, 250 seneden beri özgürlüğünü isteyen uluslarla savaşan, üç nesil (üç kuşak) boyunca dilimizde bir kelimenin ağıza alınmasına/yazılmasına bile izin vermeyen, tecrübeli ittihatçı-kemalist devletin bugünkü gazetelerine bakarsanız gözlemleyeceğiniz bazı noktalar olacaktır.

1.ABD’nin baskısı ve dayatması ile Güney Kürdistanı ziyaret etmek zorunda kalan, ve kurulacak devletin tanınması konusunda ABD’nin isteklerine karşı çıkamayan TC Başbakanının ziyareti.

2.Hükümet ABD’nin dayattıklarına EVET! derken el altından bazı gazetelere de anti-Amerikan propagandası yaptırmaktadır.

3. Anti-Amerikancı propaganda biçimleri ;

a) ABD teröristlere yardım ediyor. Hem PKK’ye hem de F. Gülen’e yardım ettiği yalanı bol-bol işlenmektedir. Devletin bu konuda görevli bir masasının olduğu kuşkusuzdur.

b)ABD Kurdıstana Rojava’da PYD’ye yardım ediyor, öyleyse teröre yardım ediyor. Çünkü TC’ye göre özgürlüğünü isteyen her silahlı kürd teröristtir.

c) Solcu olan ve sol kültüre sahip kişilerde ve örgütlerde geleneksel (soğuk savaş döneminin çıkmış ruhunu) yerleştirme çabası.

d) Dini motivlerle siyaset yapan ilkellere ise «bakın Selahattin Eyyubi bölgedeki müslümanlarla birlikte BATIYA KARŞI savaştı. gelin siz de bizimle birlikte Bağımsız Kürdistan isteyen batıya karşı savaşın!» demektedir. Yani bir yandan anti-ABD’cilik yapan öte yandan da Bağımsız Kürdistanı savunan «dindar» cahiller savunması devlet denetiminde bir politka yürütüyorlar.(*) IŞİD ile Erdoğan ile  müslümanlık kriteri  islşam faşizmidir.

 e) Ve bunlara ek olarak Kuzeyde TC işgali altındaki Kürdistan parçasındaki yurtseverleri Güney’e karşı kışkırtma ve düşman etme

biçimlerindee olduğunu görürsiniz.

(İMC nin paylaşımı böyle bir politkanın ürünüdür. Çünkü Öcalan esir edildikten sonra tüm PKK basın-yayın kurumları devlet denetimine girmiştir. Bu satırları yazan kardeşiniz Ali Karduxos da 1999 Mayıs ayına kadar ERNK Yunanistan basın yayın sorumlusu idi).

 ****

Üç nesil sonra 1984 yılında kahramanca ve fedakarca bir mücadele başlatıldı.

İşgalciler, Bu kahramanlık destanına karşı Askeri olarak tam bir çıkmaza girerken, Kürd Gerilla hareketini bastırabilmek için de bazı taktik değişikliklere baş vurmak zorunda kaldılar.

Mesela nasıl olsa üç nesil sonra unutulmuş veya büyük oranda unutulmuş olan Kürd dilini kontrollu ve sınırlı bir serbestlik tanıyarak halkın birliğini bozma ve işbirlikçi Kürdleri kemalizmin saflarını çekebilmek için bazı sözde serbestlikler tanıdı. Çıkarılan kanunda Kürdcenin «sınırlı ve kontrollü kullanılmasına» izin  verildi. Amaç Kürdlerde bir gevşeme yaratmak ve gerillanın artık gereksizliğine inandırmak ve son askeri darbeyi vurmaktı. Bunları kardeşiniz Ali Karduxos çok önceden görüp yamıştır.

Bu kahramanlık ve  direniş destanının tarihini  karalamak için guruplararası çelişkilerden faydalandı.

Ama Bu tedbire paralel olarak iki hedef önüne koydu.

a) Güney Kürdistan’ın bağımsızlığını engelleyip Kuzeyde gerillayı tasfiye etmek.

b) Kuzeyde Kürd kimliğinin güçlendiği ve yeniden Kürdcenin günlük hayatta hala kullanıldığı ve günden güne de güçlendiği kasabaları harap edip göçe zorlamak (kemalist çözüm yöntemi).

Bunları yaparken de iradesiz kişiliksiz ve şahsiyetsiz bilinçsiz bir sürü gibi esir bir adamı dinleyen PKK ve KCK liderlerini kullandı.

Hala da kullanmaya devam etmektedir.

Bunları kontrol etme mekanizması kurmuştur.

Böylelikle Kürdler hem direniş tarihine sahip olmayacaklar hem Güney Kürdistan’ın bağımsızlığını desteklemeyeceklerdi.

 ****

—TC’nin Kürdlere karşı resmi politik stratejisi 1992’den beri GÜNEY KÜRDİSTAN’da bir Kürd Devleti’nin kurulmasına engel olmak;

—Kuzey’deki Kürdleri de güçsüz bırakıp Güney ile birleşmelerini engellemektir.

Şu anda da Kuzeydeki Kürdleri hem büyük oranda  ideolojik denetimi altına almış hem tasfiye etmiş ve hem de kürdleri temsilcisiz bırakmıştır.

Artık uluslararası alanda, diplomatik ilişkilerde, Kürd temsilci diye,  İmralı’daki bir esirin onayından geçen ve Hakan Fidan görüşlerini ifade edenler kullanılmaktadır.

Bu yüzden de «Erdoğan bu sorunu çözecek, biz Erdoğan’a güveniyoruz» diyenlere ve bu politikaya karşı durulmamaktdır. Bu durumda PKK ve KCK, iç oğlan gibi  KÜRD ULUSUNA KARŞI kullanılmaktadır.

TC, Kurdıstana Rojava’yı IŞİD’e imha ettirmek istedi, başaramadı.

Silahsızlandıramadı ama Kürdlerin orada verdiği bir ölüm kalım savaşında Kürdlere silah yardımı yapıp onların topluca katledilmesine engel olan ABD’yi teröristlikle suçladı.

TC’nin hala bir korkusu var. Elinde silah olan her kürdden korkar. Kurdıstana Rojava’nın  PKK ve KCK boyunduruğundan (dolayısyla TC nüfuzundan) kurtulup Güney Kürdistanla birleşme politikası gütmesinden korkmaktadırlar.

——————————————-

Ali Karduxos, 9 Ocak 2017-Atina

——————————————-

DİP NOT:

ABD’nin hep kötü tarafını soğuk savaş döneminde dinlemiş olan bir nesli İşgalci ve jenosidci pogromcu devlet kandırmaktadır.

Amerika, batılı sömürgeciliğe karşı tarihin verdiği ilk kurtuluş savaşını , ilk anti-sömürgecilik savaşını vermiş bir devlettir.

Amerika, Fransız devrimine öncülük edip eşitsizliğe, adaletsizliğe, köleliğe ve köleliğe karşı iç savaşı kazanmış bir devlettir.

Amerika, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nı sonlandıran bir devlettir.

Amerika, Japonyaya karşı savaşmasaydı; Ve Amerika Normandiya çıkarmasını yapmasaydı ne Avrupada Hitler yenilildi ne de Çin Ulusal Kurtuluş Hareketi başarıya erişirdi.Uzakdoğu’nun antiü sömürgecilik ve anti emperyalist savaşları ABD sayasinde kazanılşmıştır.

Günümüzde nasıl Saddam’ı devirerek Güneydeki kardeşlerimizin özgürlüğüne neden olmuşsa, İkinci Dünya savaşında da Japon ve Hitler faşizmini yenilgiye uğratan güçtür.

Bunun yanında Japonyaya iki atom bombası atıp masum sivilleri öldürmüştür.

Ama biz tarih bilmediğimiz için ABD’ye ilk saldıranın Japonya olduğunu bilmeyiz. (Saldırıya uğrayan ve binlerce subay ve askerini kalleş bir saldırı sonucu yitiren ABD savaşa girmek zorunda kalmış ve Savaşa girdiğinde de «Japonya kayıtsız şartsız tamamıyle teslim olana kadar da savaştan çekilmeyeceğini» ilk günden beyan etmiştir)

Japonya yenildiği halde savaşı sürdürmede ısrar etmiş, ABDnin telim ol çağrılarına Japon «asker» politkacılar hep karşı çıkmıştır. Tüm bunlara rağman ve bu asker liderlere karşı Japon imparatoru insiyatifi eline alıp generallerin aksine teslim olacaklarını belirtmiştir.

ABD’nin resmi devlet görüşü şudur: Elinde silahı olmayanlar sadece kölelerdir. Özgür insan elinde silahı olan ve özgürlüğünü koruyabilendir.

SONUÇ

Amerika bugün bizim özgürlüğümüze taraftar olan bir süper güçtür. Bir süper gücün yardımı ve desteği olmadan dünyada hiçbir ülke bağımsız olamaz.

****************

ABD tarihi konusunda Şu videoları sırayla izleyiniz!.

 

 

Advertisements

Ιανουαρίου 9, 2017 - Posted by | 1, YORUM / ŞİROVE

Δεν υπάρχουν σχόλια.

Σχολιάστε

Εισάγετε τα παρακάτω στοιχεία ή επιλέξτε ένα εικονίδιο για να συνδεθείτε:

Λογότυπο WordPress.com

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό WordPress.com. Αποσύνδεση /  Αλλαγή )

Φωτογραφία Google+

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Google+. Αποσύνδεση /  Αλλαγή )

Φωτογραφία Twitter

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Twitter. Αποσύνδεση /  Αλλαγή )

Φωτογραφία Facebook

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Facebook. Αποσύνδεση /  Αλλαγή )

Σύνδεση με %s

Αρέσει σε %d bloggers: