Alikarduxos's Blog

Bêjenasîya zimanê Kurdî

du, deh û bîst

bejenasi-fonu

Kürd kültürü  DA, DAR,  DAN ve NAN kültürüdür

Kürdce sayılar: 2, 10 ve 20

Yunanca İKİ sayısı DİO.

Yunanca 10 sayısı  DEKA.

Yunanca 20 sayısı İKOSİ (anlamı:  iki  defa on)

Jimara 2(du), bi zmane Almanîyan zwei e.

Jimara (10)deh bi Almanî zehn e.

Jimara bîst jî bi zmane Almanî  zwanzig e.

Almanca 2 rakkamı «zwei»  yazılır; çwai okunur.

Yani İKİ  RAKKAMINA Almanca  yumuşak bir Ç ile “çwai” derler.

10 rakkamına  Almanca yine yumuşak vir Ç ile “çehn” derler.

20 rakkamına da “çwançig” derler.

Alman WAHRİG sözlüğünde ZWEİ rakkamının  kökeninin  Hint-Avrupa dillerindeki *dui olduğu yazılıdır.  Bu kökenden geldiği kabul edilir. (WAHRİG SÖZLÜĞÜ sayfa 1722).

Almanca yirmi(20) ise;  iki kere on anlamına gelen zwanzig’dir. WAHRİG sözlüğünde iki  defa on anlamına geldiğini yazmış.  Aynen şöyle yazılı:  [“Zwei  Zehner “ < zwei+ …zig].

Öyleyse  Almanca yirmi derken aslında “iki defa  10” demiş oluyoruz.

LATİNCE 20 sayısı viginti.. Bu kelimenin kökü ise Latince  kelimelerin etimolojisi kitabında yazılı. WİKATİ  < *vikmt  < *dvidkmti (yine Almancadaki gibi iki kere on demektir).  >  duo decem.  Bu yüzden de Fransızcada vingt, İtalyancada venti,  İspanyolcada veinte, veintena. ( Kaynak: V.A. Koyvela, Latince’nin Etimolojisi  Sözlüğü sayfa:  886, 2002, Atina. Sözlüğün kapağı hemen altta).

Sanskritçe yani günümüzden 3000 sene önceki yazılı Hintçe’de dvi, 2(iki) demektir. vimsati 20(yirmi) demektir.  Avestada vistaiti. Latince viginti, Fransızca vingt, İngilizce  twenty vs.

 Önemli bir ayrıntı: Kürdcemizdeki deh veya des 10  rakkamının ismidir.

Bu kelime Kürdcemizdeki  en eski kelimelerden biridir.   Avcılık ve toplayıcılık döneminin  bir kelimesidir. Da, dayık, dıdım, dest ile aynı kökten bir  kelimedir. Sanskritçe daşa,  10(on)  anlamındadır. Fransızca dix, Latince decem,İngilizce ten.  Almanca zehn.

Yunanca daktilo parmak demektir. Kürdcedeki DA ve TILİ  kelimelerinin aynısıdır. Yazı makinasına da daktilo denir. Yunanca parmakla yazılan makina dendiği için.

 Çingeneler Hindistan kökenlidirler.

Bunların dilinde bir Yeque (bi Kurdî YEK)

Çingenece dui (bi Kurdî DU)

 Çingenece Pance (Bıi Kurdî PENC)

Çingenece Deque  veya  deş (Bi Kurdî DEH).

Çingenece  bis veya biş (bi Kurdî BİST).

 

Ali Karduxos, 9 Mayıs 2017-Atina.

Μαΐου 9, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

Kürdce çok eski ve çok güzel iki kelime: MAST ve MEŞK

Kürdce ka kelimesinin etimolojisinin videosunu yaptım ve yayınladım.

Bir arkadaş You Tube üzeri bana bir soru sormuş.

TREJAN

Cevabım:

Trejana cevap

Lütfen Sorularınızı facebook üzerinden ve mümkünse mesaj olarak yapınız.

Böylelikle benim de istediğim anda cevap verme imkanım olur.

Ali Karduxos. 4 Mayıs 2017-Atina

Μαΐου 3, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

NEW-LİTOS = neolitik

“-Di nav we de kî ku bêgune ye bila ew berê hemûya kevirek bavêje ser wê !”

Kürdce 4 İncil yazarının isimleri:

● Meta,

● Marqos,

● Luqa,

● Yuhanna’dır.

Sonuncusuna Türkçede ve Osmanlıca’da Yuhanna deniyor. Yunanca’da İoanni (ΙΩΑΝΝΗ)’den gelir. Hz. İsa’yı vaftis eden Azizdir. Hz. İsa’nın 12 Havarisinden(talebesinden) biridir.

4. İncil’in yazarıdır. 3 tane de mektubu vardır. Apokalipsi’yi de (Yuhanna’nın Vahyi) yazan da yine Aziz Yuhannna’dır.

Yuhanna İsminin Anlamı:

Yuhanna < Y(eh)okhanán, < “Yiaχ’ın (Allah’ın) teveccüh gösterdiği(kişi).

* * *

Yuhanna İncili’nin 8 bölümünde «lithos» kelimesi var. Taş demektir.

Bu bölümde Hz. İsa’nın zeytinlik dağına gittiğini orada çevresine halkın toplandığını ve Ferisilerin zina suçu işlemiş bir kadını getirdiklerini, kadını ortaya koyduklarını ve Hz. İsa’ya dönüp «Muallim bu kadın zina suçu işledi” dediklerini ve bu suçu işleyenler için Hz. Musa’nın taşlanmasını emnrettiğini söyledikten sonra ona «sen ne dersin?» diye sorduklarını yazmış.

Onlar bunları söylerken Hz. İsa yere eğilmiş parmağı ile yere birşeyler yazıyormuş. Onları dinledikten sonra doğrulmuş ve

-Di nav we de kî ku bêgune ye bila ew berê hemûya kevirek bavêje ser wê !” demiş. (= Sizden günahı olmayan ilk taşı onun üstüne atsın!” demiş).

Bunun üzerine önce yaşlılar ve sonrada diğerleri kalabalıktan yavaş-yavaş çıkıp ayrılmışlar. Sonunda orada sadece Hz. İsa ve kadın kalmış.

Ve tekrar yere eğilip parmağıyla yazmaya devam etmiş.

Hz İsa’nın bu sözünin  Yunancası şöyle:

ὁ ἀναμάρτητος ὑμῶν πρῶτος βαλέτω λίθον = o anamartitos imon protos valeto lithon. Türkçesi «Sizden günahsız olan ilk taşı onun üstüne atsın!” (İncil, Yuhnana’ya göre, BAB 8, 7. cümle).

Yunanca cümledeki son kelime taş. Yunancası lithos. Çekimli hali lith-on. İlk “taşı” atsın!

(Neolitik kelimesinin en eski biçimi NEWO-LİTHİK’tir. Yeni Taş Devri demektir.. Veya bu dönemde mükemmel taş aletler yapıldığını belirtmek için Cilalı Taş Devri denmiş).

NEW kelimesini yazılı olarak günümüzden 3500 sene önce Grammiki Bita yazısında (Linear B) raslıyoruz. Lithos kelimesine ise Yunan tufan mitholojisinde raslıyoruz.

LA ve Lİ taş kelimesinin kök hecesidir.

Bunu başka bir yazımda detaylıca yazmıştım.

Bakınız:

Ali Karduxos 23 Nisan 2017-Atina
(devamı var)

Απρίλιος 23, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

ALİ KARDUXOS’tan ilk etimoloji videosu

Kürdcemizde Saman anlamına gelen «KA» kelimesinin etimolojisi. Bu kelimenin tarihin derinliklerden günümüze kadarki yokculuğu.

Απρίλιος 1, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

BÊJENASÎ = ETÎMOLOJÎ

Dehhak Erdoğan’ın 2017 yılında Newroz günü yediği Kürd genci Kemal Kurkut’un anısına

***

Valsamon

Προσθέστε λεζάντα

 

 

Resimde gördüğünüz bu bitkinin Kürdcemizdeki adı: bîza
Çok hoş kokuyormuş. RAMAN sözlüğünde: Giyayêkî bîhnxwoş e, tekilî şîrê jî dikin, diye yazmış.

Başka isimleri de var. Ahmet Kasımoğlu/Ehmedê Dirıhî’nin [Ferhenga Navên Nebata a Kurdî] başlıklı çok değerli eserinde: arînge, botav, rihê harûnî, isimleri var.

En eski isminin bîza olduğu kanısındayım; P > B dönüşümü olmuş. Pîja giderek bîza olmuş.

Arînge ve Riha Harûnî farkli iki isim gibi görünseler bile aslınla köken olarak aynı isim. Harun, Hz. Musa’nın büyük abisi. (H)arunge > Arînge.
Türkçesi diğer dillerden çevrilmedir. Kılıç otu, Mayasıl otu ve Koyunkıran.

Güneş yanıklarına en tesirli melhem bu bitkiden yapılır. Bu ot şifa vericidir. Yaralara melhem olarak sürülür.

Kılıç otu Yunancadaki spatoxorto isminin tam çevirisidir.

Yunanca spathi «kılıç» demektir. Xorto  «ot» demektir; veya bitki demektir.

Yunanlılar VALSAMON da der. Valsamon Eski yunancadır.

Latincesi «delikli» veya «delik-deşik» anlamındadır. İğnelenmiş gibi delikli demektir. Bu ismi neden  mi vermişler? yapraklarını güneşe tutunca «delik-deşik» olduğunu görürsünüz.

valsamon yaprağı delikli

Kürdcedeki PÎJ-A veya BÎZ-A ismi de bu anlamından ötürüdür. Sivri bir aletle delinmiş gibidir.

Kürdce, arap harfleri ile yazılışı:

bize kalıgraf

Bu bitki Latincede Hypericum familyasındandır/ailesindendir. (familya=aile).

Hypericum kelimesi, aslı Hipereikon olan Yunanca kelimeden geçmiştir.
Bu da, iki kelimeden oluşmuş birleşik bir isimdir. HİPER ve İKON kelimelerinden.
Hiper=iper + İkon «resim, tasvir, görüntü».

Hristiyanlık inancında bu bitki Aziz Yuhanna‘nın kutlama gününde kilise ikonlarının üstüne asılır. İngilizcedeki ismi de bu yüzden Aziz Yunanna’nın delikli bitkisi demektir: Perforate St John’s-wort.

 İlginç olan  yaralara iyi gelmesinden dolayı hep kutsal  bir isimle adlandırılmasıdır.

NOT: İncil dört Aziz tarafından yazılmıştır. Bunlardan biri de Aziz Yuhanna ‘dır. 

Ali Karduxos, 25 Mart 2017-Atina

 

Μαρτίου 25, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

7 Mart 2017 tarihinden beri facebook’a giremiyorum

Ben Ali Karduxos.

7 Mart 2017 tarihinden beri  facebook’a giremiyorum

Merak edip telefon eden ve soran  arkadaşlara teşekkürler

e mail’m  (elektronik posta)

alikarduxos@gmail.com

telefonum: 0030 6979325710

Ali Karduxos,8 Mart 2017-Atina

 

YAZILARIMI BURADAN (Ali Karduxos Blog’dan) İZLEYEBİLİRSİNİZ.

PAYLAŞIM: Her yazının üstindeki linki kopileyip  sayfanıza yapıştırarak da paylaşabilirsiniz.

 

 

 

 

 

Μαρτίου 8, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

çend gotinen kevn


Zekî Şahoyî

ROJBAŞ GELÎ ZEHMETKÊŞ, RÊNÇBER Û COTYARAN.
Jİ KEREMA XWE NAVÊN VAN «PÊWÎSTÎYAN» BİNİVÎSÎNİN.
Bi zêdehî li navçê Hekarî-Behdînan bi kar tînin. Sipas.

 

tesi-tesi-hecik-dodank-tebek

 

Faik Dursun TEŞİ.HEÇİK.DODANK.TEBEK

 

Ismail Kiliç Teşi hecik dodank tebek eve yetmene mam zekii:)

 

Nizam Aşan Heçık teşi dodank savi

 

Şoreş Qilîçî Çorsênî Teşî, Heçîk, Eyar, Sele/selik. Tetwan/Bêdlîs

 

Azad Bal Hecık werisi keme teşi risi keme dodank mast keme tebek nan jey keme

 

Mohammed Delo Heciqe -Té shi -Quené. Avé -Tebka NaniΔείτε τη μετάφραση

 

Halil Aşan Teşı Heçik pıst anjı eyar selik

 

Zekî Şahoyî 5/10- dodank û tebek

 

Kemal Ataman Tesi hecik dodank selik

 

Zekî Şahoyî 7,5/10 ne selik TEBEK

Μου αρέσει! · Απάντηση · 16 ώρες

 

Yilmaz Yildiz Heçî – Teşî – Kunik. Gava em diçûn daran/êzingan, me ji bo barê kerê werîs bi kar dianî. Di serê werîs de ev heçî hebû. Gava me bar bar dikir, me werîs di heçî re dikişand û bi vî rengî baş pê dişidand. Yên ku deynin ser pişta kerê û dara tê de deynin jî, me ji wan re jî digot «werqîl».

 

Lezgin Aydogmus Heci-Teşî-Kun-Debek

 

Menaf Şirnexi Teşî heçi iyaro u tebek

 

Ismail Naci Özturk Hêçik, Teşî, Eyar, Selik. Başkale/Elbak

 

Mam Celal Dodanka mastı. Bı rêka zomê ve me gelek cara ji bi okudu dı anin u, dı bırın

 

 

Adnan Axacan Heçik teşî. Dûdank selik

 

 

Μαρτίου 1, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

Kürdce andêr kelimesinin etimolojisi

Soru:

Silav hevalên delal.Gelo wateya»enderîn» çî ye?Helbesta Rênas da derbas dibe. (A.D.)

****

CEVAP:

 Kürd Dili  bir Hint-Avrupa dilidir.

Yani Hindistan’dan Avrupa’ya kadar olan ve buğday  kültürünü  yaratan  medeniyetin  dilidir. Sözkonusu  kelimeleri de bu çerçeve içinde  değerlendiriyoruz.

 “Enderîn” kelimesini bir de Kürdcemizdeki andêr  kelimesi ile ilgili olarak düşünün!.

Andêrê  îsotê kezeba min şewitand” deriz.

anlamı gayet açık: Zararlı,  yakıcı, zehirleyici, iç kısma zarar verici vs.

Yunanca’da İlyada Destanı’nda ENTERA kelimesi vardır. (bkz. İLYADA DESTANIN 507-8 . satırı ).

EN+TERA kelimelerinden oluşur. Yunaca  EN “içinde” demektir. -TERA ise kürdcemizdeki   ⁄-tirîn ⁄  ekidir. Karşılaştırma yapılırken kullanılır.

xwaşTIRîN

başTIRÎN  gibi.

***

  Yunancada (-tero, tera)  biçiminde  karşılaştırma ekidir. “Daha da, daha fazla, en fazla” demektir.

Baştaki  EN, “içinde” demektir;  “iç kısım” demektir.

 

Latincede İNTERİOR ayni köktendir . En içte olan, gizli, mistik olan demektir.

Fransızcada interieur olarak bilinen kelimedir.. Çağdaş İngilizce’de interior.. İspanyolca interno.

*** 

Günümüz Yunancasında artık   “iç organlar” veya sadece “bağırsak” kelimesinin karşılığıdır.  

Osmanlıların kullandığı  “enderun mektebi” sarayın içindeki  kapalı   mekteptir. İç Oğlanlar Mektebi’dir.

Yani hepsi iç kısımla ilgilidir.

Sanskritçesi antara.

Ne kadar eski bir kelime olduğu aşikar.

***

Gastrit derken  kullandığımız kelimenin kökeni  GASTRO-ENDERİTİDA‘dır. Yunanca olan bu kelime “Mide ve bağırsak  hastalığı, veya iltihabı ” demektir.

 Bu durumda mide bağırsak ve iç organlarımıza zarar veren yiyecek, madde,  ruh, bunların hepsi  andêr’dir. Ve çağdaş Kürdcede şairin kullandığı   biçimiyle  enderîn dir. 

Ali Karduxos, 21 Şubat 2017-Atina

Φεβρουαρίου 21, 2017 Posted by | 1, bejenasi, değişik / curbecur | Σχολιάστε

ETİMOLOJİ (=BÊJENASÎ)

Kürdce GA, türkçe ÖKÜZ demektir.

******

Büyük İskender’in  kafası çok büyük olan bir atı vardı ve bu atın adı da   VUKEFALOS idi.

[VU =öküz  +  KEFALOS = kafa]

«öküzkafa» demekti.

 Tarihte doğumunu ölümünü bildiğimiz ve adına şehir kurulan ilk ve tek attır.

**********************

Eski Yunanca VUS, VODİ «öküz» demekti.

Okuyucuya çok garip gelebilir ancak Kürdcemizdeki GA ile aynı kökendendir.

Sadece Yunanca’da ses değişikliği olmuş.

Bu kelimenin kökü hem Kürdcemizden hem de Sanskritçeden anlaşıldığı gibi GA dır.

Sanskritçe gâus

Sanskritçe sata-gu «100 öküz» demektir; Kürdcesi sed-ga

Eski Almanca chuo > İngilizce cow

Yunanca VUS  (Yunanca yazılışı: Boys = βούς)

Latince  bos 

Lithvanca gahu

Letonca gùova

Eski Yunanca hakkında her defasında baktığımız ilk ve en geniş kaynak  LIDDELL & SCOTT ikilisinin yazdığı BÜYÜK YUNAN DİLİ SÖZLÜĞÜ’dir.

Bu kitabın I.Cildinde sayfa 504’te G sesinin Yunancada nasıl V olduğunu açıklamış.  Bu görüşü tüm dilbilimciler   paylaşmaktadır.

 ÖKÜZ,  VUS demektir, Kürdce garan  dediğimiz büyükbaş hayvan sürüsüne de yunanca AGELOS, AGELİ denir.  Kürdcemizde manga «inek» demektir.. Çağdaş Yunanca’da ineğe «agelada»denir.

Yunanca AGELİ giderek tüm hayvan sürülerine verilmiş bir isim olurken AGELADA sadece inek anlamında kullanılmış.

Her iki kelime de İlyada Destanında geçer. Bu durumda 2700 yıl önce yazılmış  iki isim ( Bkz. İliada R 389, H 332, N 703,Y 495 ).

Kağnı çeken hayvan, çift sürülen hayvan, harmanda gem  işleminde kullanılan hayvan olarak da geçer.

Öküz derisinden kalkan ve ip yapılırdı.

 Buradaki AGE – «yönlendirmek, sürmek» demektir.

 Kürdcemizdeki AJO ile aynı köktendir.

AGE-LAOS lider ismidir HALKINI YÖNLENDİREN demektir. Frigyalılar tarafından  da kullanılan bir kelimedir. MİDAS’ın mezarı üzerinde bu kelime  kral için  yazılıdır. Halkını yönlendiren kral lakabı ile. LAOS ise halk demektir.

Mordemeke gele xwe diaje û serwerî dike jê ra «gelajo» dibejin.

AGELAOS = Kürdcesi «gelajo«.

devamı var.

Φεβρουαρίου 20, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε

Neo-kemalizm, türk faşizmidir

yenitttezi-oguz-news

Neo-kemalist tarih tezlerine bir örnek

 

yen-tttezi-oguz-iki

Yukarıdakinin Devamı

Kürdler için yeniden işgal,  inkar, imha, pongrom ve  asimile   demektir.

Referandum işte bu planı uygulayacak  tam yetkili bir «dindar görünen mustafa kemal» arayışıdır.

****

Geçen seneden beri tc devletinin «yeni-sahte dil ve tarih tezleri» sunulacağını yazıyorum.
 
Kemalist devlet sahte dil ve tarih tesleri sunmaya hazırlanıyorsa bunun anlamı katliam ve pogrom yapacağıdır. askeri çözüme gideceğidir.
 
Referandum işte böyle bir askeri çözüme gidebilme için birine tam yetki vermedir.
 
Üç tane soytarı ne yapmış dünya kamuoyunu ilgilendirmez.
Dünya kamuoyunu ilgilendiren kimin kazandığıdır.
 
Erdoğan’ın da kazanmak için üç tane boykotçu soytarıya ihtiyacı var.
 
Resimde «Neo kemalist Türk Tarih Tezleri’ne» bir örnek görüyorsunuz!
 
 
Bu gördüğünüz resmi bir iki yıl önce ben yayınlamıştım.
 
Bulgular alman arkeologlarca Hakkari’de bulunmuştur. Yıllarca TC ile Saddam işbirliği sayesinde kamuoyundan gizlenmişti.
 
Daha önce bu gördüğünüz resimler hakkında bilgi de vermiştim. Hatta kürdce DEMİR yani «HESIN» kelimesinin etimolojisini de vermiştim.
 
Türkçedeki ERSİN isminin bile, kürdcemizdeki HESIN isminden türetilmiş olduğunu Alman kaynaklarına dayanarak yazmıştım.
 
***
Kürdce örs SINDAN demektir.
 
Bu kelimenin (HE)-SIN-DAN kelimesinden türetilmiş olduğunu, ve Kürdcemizden asurcaya ve diğer komşu dillere de götiğini belirtmiştim.
 

Kürdcemizdeki ilk hamur küreği olarak hayvan kemiği kullanılmış olduğunu yazmıştım. Bugün de demirden hamur küreğine «hestif» dendiğini de eklemiştim..

 
Alki karduxos, 6 Şubat 2017 -Atina

 

 

******************************

 

EK YORUM

Yenilen  kendine dayatılanları kabul etmek zorundadır. Kabul etmezse susmak zorundadır. Kabul etmiş görünmek zorundadır

TTT ve TDT böyle bir ideolojidir

 Ya imha olursun ya da kabul edersin.

Kabul edersen  biyolojik imhadan kurtulursun

 ama canını kurtarma karşılığında ruhi ve ulusal kimlik olarak  imha olursun. Asimile olursun.

***

Her askeri yıkım, jenosid  ve katastrofun ardından uygulanması ve gündeme gelmesi de bundandır. Bunu bilmeyen kemalizmi anlamamış demektir.

Bu bir proğramın uygulanmasıdır.

1927-28 de harflerin değiştirilmesi ile başlayan süreç bir jenoside karar verildiğindendir.

Askeri olarak bir saldırı ve katastrof   planındandır.

 Ardından  kalanlara:

-Biyolojik imhadan kurtulmak istiyorsanız  tarihi kimliğinizi bırakıp yeni dil ve tarih tezlerini kabul edersiniz denmektedir.

YANİ bu tezler ASKERİ TEDBİRİN akabinde devletin  gerek duyduğu bir tedbirlerdir.

Katastrof ve  türkleştirmeyi, katastrof ve asimileyi başa götürme  tedbiridir.

Önce katastrof.

Katastrofun olması için ise  hem de hem hukuk devletiyiz hem de jenosid yapacağız demek için tek kişide yetkilerin toplanması gerekmektedir.

İşte referendum dab u katastrof ve asimile proğramının uygulanabilmesi için gereklidir.

EVET demek bu plana hizmettir.

2

Bu proğramin başarili olmasi bir yandan da doğruların karalanması ve varolan tarihin imhasını gerektirir.

Göbeklitepe’nin  Hz.İbrahim dönemi ile ilişkilendirilmesi  de işte bu politikanın  sonucudur.

Sana yeni bir dil dayatan senin ana dilini  konuşmanı bilmeni  istemez.

Teni bir tarih dayatan da senin  gerçek tarihini bilmeni istemez.

IŞİD gibi tarihe saldırır. Tarihi bulguları imha eder. Bunun içinde üç nesildir yarattığı ilkellikten yararlanır.

Dini motivin kullanılması da bundandır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Φεβρουαρίου 6, 2017 Posted by | 1, bejenasi | Σχολιάστε